nazým hikmet! | ogün kaymak
Ben, 1941 baharýndayým. Üstelik herhangi bir 1941’deyim. Saat on beþ. Merdivenlerin üstünde güneþ. Desem hatýrlarsýn adýmý, hemencecik. – Ben, Galip Usta –. Hani þu ilk insan manzarasý olan, memleketinden. Haydarpaþa’dayým, garda. Sense içerdesin, Bursa’da. Hangimiz içeride þair? Hangimiz dýþarýda? Yetmiþ seneye daðýlan bir sesim iþte, duyuluyorum hâla. Ne de güzel dertleþirdik deðil mi seninle eski günlerde? Hayatýmý, umarsýz umutlarýmý anlattýydým sana merdivenlere çökmüþ hallerimle. Gözlerimle anlattýydým ve hatta uzaktan.
gizem altýnordu ile söz’leþtik
‘‘benim reddim o an aklýma gelenlerden oluþmuþ hakikaten tek tabir ile bodoslama bir reddi, lakin aklýmda sadece tek duran laf buydu, zira hem tanrý, hem de tanrýsýzlýk adýna sýðýnýp binlerce iþ yapýlýyor bu diyarlarda, devranda. bu hakimiyet, bu onursuz hakimiyet, benim iþim deðil. zapatalar biz ineriz, çýkmayýz diyorlar. ben hakimler katýna çýkmam, lakin hepimiz toprak katýna ineceðiz eninde sonunda ya hani, hepimiz babamýzýn nasýrlý elleri katýna, annemizin kambur sýrtý katýna ineceðiz.. ondan galiba..’’
kelimeyi kurtar | marilyn buck
ingilizce yalnýzca ahdetmiþ yýrtarak çýkarmaya dilleri. sürgün þahitler ortak belleklere ve anayurdun düðümlerine kutsal sözler tehlikede
her çocuk afgan | sümeyye karakaya
noktasýnda ah’ýn, umudunda virgülün ablalar solmazdý göðünün yumruklarýnda tüm sahnelerinde konferanslarýn þiirlerinle biten tüm piyeslerde anne diliyle öðüt çalardýk beþiðe oðul olur eve yeniden direk bilerdik